15.06.2017 12:09:56

Sanayi çıraklığından olimpiyatlara...

Doğuştan işitme engeli olan 17 yaşındaki Necati, engelini tenis oynayarak aştı. Spor ve hocalarından aldığı destekle hayata tutunan genç, ülkemizi olimpiyatlarda temsil etmeye hazırlanıyor.

Ankara'da yaşayan ve işçi bir ailenin çocuğu olan Necati Görmez, hayatındaki bütün engelleri tenise olan aşkıyla aştı. Çevredekilerin yardımıyla 5 yıl önce tenise başlayan Necati, azmi ve isteğiyle kendisi gibi tüm işitme engelli gençlere umut oldu.

“Spor benim hayatım, en büyük hayalim ise Olimpiyatlar”

Tenis ve sporun onu hayata bağladığını ve yaşadığını hissettirdiğini söyleyen Necati yeni hayatını şöyle anlatıyor:

“Spor bana sanayi işini bıraktırdı, beni tenis kortlarına çağırdı. Hilal hocamla çok çalıştım, düşsem de her defasında yeniden ayağa kalktım. Zaten sporda azim çok önemli. Tenis oynamaya başladıktan sonra hayatımın iyiye, kolaya gittiğini düşünerek hep kendimi motive ettim. Azim ve istekle neleri başarabileceğimi gördüm. Artık sahip olduklarımdan çok daha iyisini yapabileceğime inanıyorum ve bu beni daha da heyecanlandırıyor. Tenisle başladığım bu yolculukta, tıpkı tenis gibi hayatımdaki tüm engelleri aşacağımı düşünüyorum. Spor benim olmazsa olmazım, benim gibi engelli olan bütün arkadaşlarıma örnek olmak istiyorum. Çünkü bizim gibi gençlerin onlara yol gösterecek, umut verecek insanlara ihtiyacı var. En önemlisi artık insanları ve hayatı seviyorum. Samsun'da bu yıl yapılacak olan Deaflympics İşitme Engelliler Olimpiyatları'nda ülkemizi temsil ederek en büyük hayalimden birisini gerçekleştirmek istiyorum. En büyük hedefim Olimpiyatlarda ülkeme madalya kazandırmak.”

“İnsanları sevmiyorum”

Necati'nin en büyük kahramanı antrenörü Hilal Şöhret. Şöhret, yaşadıkları zorlu süreci şöyle anlattı: “Necati ile tanıştığımızda hem babasına oto sanayide çıraklık yapıyor, hem de okuluna gidiyordu. Kimseyle iletişim kurmayan, içine kapanık bir çocuktu. İşitme engeli kendine olan güvenini sarsmıştı, kendini toplumdan dışlanmış olarak görüyordu. Bir keresinde “Hocam insanları sevmiyorum” demişti. Bu cümleyi duyduğumda kapıldığım korku ve hayal kırıklığını hiç unutamam.

Adım adım zafere…

Başlarda kendine güveni olmayan ve antrenmanlara gönülsüz katılan Necati, azmi ve yeteneğiyle kısa sürede başarılı sonuçlar almaya başladı. Başardıkça kendine olan güvenini kazan genç sporcu, sanayide babasına yardım etmeyi bırakıp tamamen tenis kortlarına sarıldı. Adeta hayata olan savaşını kortlarda kazanmak isteyen Necati, 5 yıl boyunca, haftanın 7 günü günde 3 saat antrenman yaptı. Birikim ve emekle bugün Necati, kendine güvenen insanları seven ve çevresinde saygı gören bir genç. Ankara'da il dereceleri var ve bu yıl Samsun'da gerçekleştirilecek olan “Deaflympics” yani İşitme Engelliler Olimpiyatları'na katılarak engellerin sporla aşılabileceğini, kendisi gibi tüm gençlere gösterecek.