19.06.2017 10:33:49

Osmanlı İmparatorluğu kitap merkezli bir medeniyettir

Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam medeniyetinin çok önemli bir birleşeni olduğunu ifade eden Ziyaver Şencan, “İslam medeniyetinin temsilcilerinden biri olan Osmanlı İmparatorluğu da kitap merkezli bir medeniyettir” dedi.

SÖYLEŞİ: ÖZLEM DOĞAN

 “Kitap okumak zekâyı kibarlaştırır” diyen üstat Cemil Meriç ne kadar da haklı. Kitaplar zekâmızı olduğu kadar duruşumuzu, hayata bakış açımızı, insanlarla olan diyaloglarımızı da belli bir düzene sokar.  Ben, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' klişesinin artık kırıldığını düşünüyorum. Yeni nesil kitap okumayı seviyor. Belki çok yüksek seviyelerde değil ama toplumumuzda kitap okuma seviyesi son yıllarda arttı. Özellikle son iki yıldır katıldığım kitap mezatlarında gencinden yaşlısına herkesin kitap sevgisine bizzat şahit oldum. Son dönemde kitap mezatı ya da diğer adıyla kitap müzayedeleri oldukça revaçta. Haftanın belirli günlerinde daha çok sahaf dükkânlarında gerçekleştirilen satış günlerine ilgi oldukça büyük. Kataloglar hazırlanarak büyük paralara satılan eserlerin yer aldığı müzayedelerin aksine bu mezatlarda yine önemli, baskısı olmayan ve artık piyasada bulunmayan kitaplar, dergiler küçük bir miktar mukabilinde satışa çıkarılıyor, fiyat katılımcıların iştiraki doğrultusunda artırılıp yeni sahibine ulaştırılıyor. Bu mezatlara profesörlerden yazarlara, öğrencilerden akademisyenlere kadar halkın her kesiminden katılım gerçekleşiyor. İşte bu müzayedeleri farklı kılan, kitapseverler ve sahaflar tarafından çok iyi tanınan, açık artırmaya çıkardığı kitapları şiir gibi anlatan ve saatlerce süren müzayedeyi izleyiciye bıkmadan keyifle takip ettiren, kitap müzayedesi fikrinin babası Kitap müzayedesi moderatörü, münadi Ziyaver Şencan'la güzel bir sohbet gerçekleştirdik. 

Fikir babası olduğunuz, son dönemde hızla yayılan ve oldukça revaçta olan kitap müzayedesi fikri nasıl doğdu?

Sekiz yıl önce kitap mezatı fikrini sahaf arkadaşlarla paylaştım. Onlar haftalık kitap müzayedesinin tutmayacağını söylediler. Müzayede yapsam bile obje ve efemera ağırlıklı yapmam gerektiğini ve kitabın ikinci planda olması gerektiğini önerdiler. Onları dinlemedim, iyi ki dinlememişim. Ben kitap ağırlıklı çalıştım. Sonradan o sahaf arkadaşlar da beni takip etti ve müzayede başlattılar. 

Annem kitap kurduydu

Sizi kitapseverler, müzayede katılımcıları, sahaflar, söyleşilerinize katılan kitap kurtları çok iyi tanıyor. Kitap sevginiz ve kitaba olan ilginiz nasıl başladı?

Rahmetli annem bir kitap kurduydu. Bu kitap sevgisi ondan bana geçti. 40 bin kitap, dergi ve efemeralık bir koleksiyonum vardı. Kendi kitaplarımı değerlendirmek için yıllar önce müzayedeye başladım. Geçici bir faaliyet olarak başladığım iş benim kariyerim oldu. 700'den fazla müzayede yaptım ve şu an sekizinci yılımdayım. Yaklaşık 1 milyon kitabı taliplileriyle buluşturdum. 

Sosyal medya sitelerinde de kitap mezatları başladı. Sizin programlarınızı onlardan ayıran en önemli özellik nedir?

Biz sadece ekonomik ticari faaliyet gerçekleştirmiyoruz. Kitapseverlerle tecrübe ve bilgimizi de paylaşıyoruz. Hazirunla kitabın yazarı ve dönemiyle alakalı bilgi alış verişi yapıyoruz. Bizim kitap müzayedelerimiz kitabiyat muhabbetleri, kültür sohbetleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu niteliğiyle diğerlerinden ayrılıyor. 

Herkese hitap ediyoruz

Müzayede deyince akla büyük meblağlarla alınan eserler akla geliyor. Oysa kitap mezatlarda durum farklı değil mi?

Bizim müzayedelerimiz herkese, her keseye hitap ediyor. 10 liraya da kitap el değiştirebiliyor, 1000 liraya da. 

Müzayede de her kitabın içeriğini, yazarını, dönemini edebi bir üslupla anlatıyorsunuz. Mezattan önce tüm eserleri araştırıyor musunuz?

Ben de kitap okuma alışkanlığı adeta bir takıntı. Günde 8-10 saat kitap okuyorum. Müzayedeye çıkan kitapların hepsini elbette okumuş olmam imkânsız ama onlarla alakalı ya makale okuyorum ya araştırıyorum ki müzayede de doğru ve sohbet şeklinde bilgi verebileyim. 

Tecrübe ve birikim çok önemli

Bir kitap mezatı münadisi, moderatörü olmak için en önemli kural nedir sizce?

Bu işte tecrübe ve birikim önemli. Zira bu işi yapan genç arkadaşların çok okumaları lazım. Çünkü müzayedelerimize katılan insanların çoğu bilgili ve kültürlü insanlar. Yanlış bir bilgi paylaşımıyla çok mahcup olabilirler. Ya da tam tersi; münadiyi kanat önderi olarak kabul eden insanlara yanlışı doğu olarak belletme tehlikesi de var. Bu bir ticaret değil, bana göre kamu görevi. Ben böyle görüyorum. 

Mezat, müzayedenin galat-ı meşhuru

Kitap mezatı mı, kitap müzayedesi mi? İsmen hangisi doğru?

Mezat ve müzayede farklı iki kavrammış gibi kullanılıyor ama hattı zatında ikisi de aynı anlama geliyor. Müzayede Arapça ziyadeden, artırmaktan gelir. Trabzon'da, İskenderun'da, İzmir'de ve İstanbul müzayedelerinde dellallar müzayede kelimesine dilleri dönmediği için müzayedelere mezat demişlerdir. Mezat, müzayedenin galat-ı meşhuru. 

Osmanlı döneminde de bu tür müzayedeler nasıl yapılıyor muydu?

Osmanlı İmparatorluğu müzayedenin en kökü olduğu imparatorluklardan biri. İstanbul başta olmak üzere sahil kentlerinde köle ya da esir pazarı, emtia pazarı ve hayvan pazarı kuruluyor, dellal ya da çığırtkanlar da bağırarak müzayede yapıyorlardı. Müzayede daha kıymetli eserlerin açık artırması yapıldığı etkinlik, mezatsa haraç mezat giden eşyaları satıldığı açık artırmaları sanılıyor. Doğru değildir. 

Osmanlı'da kitap ne anlam ifade ediyordu?

Osmanlı İmparatorluğu İslam medeniyetinin çok önemli bir birleşeni. İslam medeniyeti de kitap merkezli bir medeniyet. Bizim için Kur'an-ı Kerim yol göstericidir, rehberdir. Bizim tek kitabımızdır. İşte bu minvalde Müslümanlık nasıl kitap merkezli ise İslam medeniyetinin temsilcilerinden biri olan Osmanlı İmparatorluğu da bir yanıyla kitap merkezli bir medeniyettir. 

Matbaa Osmanlı'ya 15.yüzyılda geldi

Matbaanın Osmanlı'ya geç gelmiş olması elimizdeki eserlerin mevcudiyetini nasıl etkiledi?

Matbaanın geç gelişi kötü tabi ama bizim el yazmalarımız var, bu göz ardı edilemez. Osmanlı'da matbaanın 1720'lerde İbrahim Müteferrika tarafından kurulduğunu biliyoruz. Fakat imparatorluktaki ilk matbaa 15. asrın sonunda Yıldırım Beyazıt zamanında İspanya'dan kaçan Yahudiler tarafından getirildi. İstanbul'da kendi cemaatlerine İbranice ve Arap harfleriyle Türkçe eserler bastılar. Matbaanın geç gelişinde şu nokta unutulmamalı; kitap istinsah edenler, kitap yazarak para kazananlar çok güçlü bir lobi. Onların da matbaayı geciktirici bir fonksiyonu da oldu şüphesiz. 

Müzayedelerde en çok hangi tür kitaplar ilgi görüyor?

Osmanlıca'ya büyük bir ilgi var. Osmanlıca kitaplar ve dergilere özellikle gençlerin ilgisi büyük. Türk ve Osmanlı tarihiyle ilgili kitaplar, Türk ve dünya klasikleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın maarif klasikleri, Kazım Taşkent serileri en çok ilgi gören ve revaçta olan kitaplar. 

İmzalı kitaplara ilgi büyük

Peki yazar ve şairlerde öncülük kimde?

Necip Fazıl Kısakürek muhafazakâr cenahta çok rağbet gören bir şair. Cemil Meriç ve Yahya Kemal de yine öyle. Yaşarken ne sağın ne de solun sahip çıkmadığı Ahmet Hamdi Tanpınar öldükten sonra bir efsane haline geldi. Sabahattin Ali, Orhan Veli, Cahit Zarifoğlu ve Cemal Süreya gibi yazarların ilk baskı imzalı kitapları inanılmaz ilgi görüyor. 

İnternetin her alanda hayatımıza girmesi, gerek e-kitap gerekse bloglar, matbu kitapların okunma oranını nasıl etkiledi?

Artık internet okumaları başladı. Fiziki olarak kitap alıp okuma azaldı. Kitabın devri önümüzdeki on yıllarda bitebilir, Kitap kurtları antika esere gösterine bir ilgiyle kütüphanesinde kitap barındıracak. Zaten okumalar cep telefonu üzerinden olmaya başladı. Benim 12 yaşındaki oğlum bile e-kitap okuyor. Devir değiştikçe, çağ değiştikçe yaşama dair her şey değişiyor, gelişiyor, yenileniyor. İleri ki yıllarda nadir olarak basılmış kitaplar daha da kıymetli olacak. 

Yurtdışı kitap müzayedeleri ticari amaçlı

Yurt dışındaki kitap müzayedeleri ve sahafları gezme olanağı buldunuz mu? Orada bu etkinlikler nasıl gerçekleşiyor?

Fransa, Mısır, İtalya, İngiltere ve Amerika'daki gezilerimde sahafları gezdim, inceledim. Amerika'da sahafların düzenlediği etkinliklere katıldım. Buradaki müzayedeler bizim yaptığımız gibi kültür sohbetleri şeklinde geçmiyor. Bu ülkelerde daha çok ticari kaygı ön planda. 

İstanbul'da belirli günlerde gerçekleşen sahaf ve kitap festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul büyük bir şehir. Ucu bucağı yok. Cebinde yol paran olsan vaktin olmayabiliyor. Yeni kitaplar için Tüyap Kitap Fuarı çok başarılı. Beyoğlu Sahaf Festivali de bir marka haline geldi.  Üsküdar'da da yine kitaplar okuyucularıyla buluşuyor. Bence bu tür etkinlikler İstanbul'a çok yakışıyor.