12.12.2016 11:16:30

İstanbul’da bombayı Amerika patlattı

Son yıllarda, Türkiye’ye sözde müttefikleri tarafından yoğun saldırılar yapılmaya başladı. İstanbul’da yapılan hain saldırının arkasında 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında olduğu kadar Amerika ve batılı güçler var.

İSMAİL ZELVİ/İSTANBUL 

Her terör olayının bir mesajı vardır. İstanbul'da yapılan çifte saldırının mesajı ise, açık açık Türkiye'ye, Irak'tan askerini geri çek, Suriye'de PKK terör devletine göz yum, Halep'te ve Musul'daki Türkmen ve sunnileri kaderlerine terket.  İsrail'e tehdit olamayacak kadar küçük, etrafındaki kabilelere yem olmayacak kadar büyük ol. Ülkendeki terör faaliyetlerine göz yum, bu yüzden de terörle mücadele yasasını değiştir.

Bunları müttefiklerimiz bizden gizli istemiyor açık açık istiyor. Böyle müttefik düşman başına dedirtecek bu saldırıların geri planın anlamaya çalışıyoruz. Henry Kissinger denen, bir Alman Yahudisi'ni takip ediyoruz. 93 yaşında bu kurt politikacı şimdilerde kitap yazmakla meşgul, Birikimlerini anlatıyor Kissinger, Diplomasi, Dünya Düzeni kitapları da Türkiye'ye karşı yapılan düşmanca eylemlerin ipuçlarını verir nitelikte. Vietnam Savaşı'ndan İran ile nükleer müzakerelere kadar yıllardır onlarca başkanla çalışmış, ABD'nin dünya politikalarında söz sahibi olmuş biri. Dışişlerinin en tercübeli diplomatlarından ve yıllardır gözlerimizi boyayan Amerikan güzellemesini, Cinayetleri, işkenceleri, katliamları, ırza geçmeleri, çocuk tecavüzlerini, batılı yaptığı zaman ne kadar güzel olduğunu savunacak kadar şeytani bir zekaya sahip.

Kissinger'e göre, Saddam'a, Kaddafi'ye, niye operasyon yapıldı ise, Türkiye'ye ve Tayyip Erdoğan'a da o yüzden operasyon yapılıyor. ABD'nin DEAŞ'ı el altından finanse etme sebebi neyse, PKK/PYD'ye yol verme silah dahil her türlü lojistik deştiği vermesinin sebebi aynıdır. Canımızı yakan bu terör saldırılarının listesine baktığınızda 2015 yılında 149, 2016 yılında ise son İstanbul saldırısı hariç 279 canımızı kaybettik. Bu hain saldırıda da şu ana kadar 38 olan can kaybı sayısının 60'lara ulaşmasından korkuluyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardında ne kadar Amerika varsa maşa olarak kullanılan örgütün adı ne olursa olsun bu bombalamanın ardında da o kadar Amerika var. Avrupa Var. Alman DW muhabirinin saldırıdan hemen sonra attığı mesajda, eylemin çok başarılı bir PKK/TAK eylemi olduğunu söyleyerek safını belli ediyor.

Dünyanın dört bir yanında işlenen pisliklerini kamufle etmek için 1973 Nobel Barış Ödülü verilen bu şeytani zeka, 30 yıl savaşlarından sonra Vestfalya'da kurulan barış masasında, mademki denk kuvvetlerin savaşmasından on binlerce ölüm olmasına rağmen galip çıkmıyor. O zaman kimse birbirine saldırmasın, herkes hakkına razı olsun ve sorunlar masada çözülsün önermesi üzerinde kuruyor bütün teorisini ve Birinci dünya ve İkinci dünya savaşları sonrasında kurdukları sistemin bozulmasını dünyada düzen bozulması olarak algılıyor. ABD, Saddam'a bölge dengelerini değiştirecek kadar güçlendiği için saldırı ve Irak'ı yerle bir etti. Kaddafi'yi yine aynı gerekçe ile yok etti, ülkesini böldü. Mısır'da Mursi'ye yapılan darbeye yine aynı sebeple yol verdi. İran'a ambargonun sebebi de Rusya ambargosunun sebebi de yine aynı. Bizim kurduğumuz düzene karşı gelebilecek kadar güçleneni biz budarız.

2002 yılında Tayyip Erdoğan'ın iktidara gelişini istemeyerek de olsa destekleyen ABD'nin bu politika değişikliğinin sebebi de, yine aynı. Tasması elinde bulunan FETÖ köpeklerini Türk halkı üzerine  salmasının da, PKK çakallarının saldırılarını desteklemesinin de, DEAŞ terörüne yol vermesinin de sebebi aynı. Türkiye, bölgede ABD'nin kurduğu dengeleri değiştirecek kadar güçlenmesin. Saddam'ı berteraf ettikten sonra Irak'ın güneyini İran'ın kuklası Şiilere, Kuzeyini ise Yahudi-Kürt oluşumuna teslim eden ABD'yi Türkiye'nin olaylara seyirci kalmaması rahatsız etti. Kendisine akmasını  beklediği Petrollerin Türkiye'nin Barzani ile işbirliği yaparak yumurtalığa akması, Türk nüfuzunun ABD düzenini tehdit edecek seviyeye gelmesi işine gelmedi. O yüzden PKK terörüne el altından destek verdi. O yüzden Gezi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz Darbe girişiminin ardında saf tuttu. Bu şeytani zekaların anlamadığı tek bir şey var. Oluşturdukları kaoslarla dünyayı idare edebileceklerini, liderleri devirebileceklerini zannediyorlar. Aha.. şuraya yazıyorum. Siz bin tane daha FETÖ yetiştirseniz yine Tayyip Erdoğan'ın kılına dokunamazsınız.

Niyesini soranlara da Tayyip Erdoğan siyaseti cevabını verelim. Tayyip Erdoğan, 2002'de iktidara geldiğinden bu yana Milletin istemediği, milletine rağmen tek bir politikaya imza atmadı. Gerektiğinde iki ileri bir geri adım attı. Ama her zaman milletinin önünde bulundu. Tayyip Erdoğan, Demirel gibi ‘gelin benim arkamdan' demiyor. Özal gibi kuralları değiştirecek adımlar atmıyor, Erdoğan'ın yaptığı tek şey var Türk halkının arzuladığı hedefe giderken önlerinde olmak. En önde yürümek. 15 Temmuz'da da öyle olmadı mı? Milletimiz daha Erdoğan havaalanına inmeden çok önce Sokaklara çıkmadı mı?  

CHP politikası halka rağmen, Batı'nın istek ve arzularını dayattığı için Türkiye'de iktidar olamıyor. MHP'deki erimenin sebebi de, Erdoğan karşıtlığı idi. Devlet Bahçeli, 15 Temmuz sonrasında Tayyip Erdoğan politikasını yürütmeye başladı. Yani halkın isteklerini yaparak, muhalefetini sürdürmek ve partisine oy istemek. Bu politika, Kılıçdaroğlu ve HDP'nin Emperyalistlerin arzularını yaparak, iktidarı devirme kurnazlığından çok daha tutarlı olacaktır.

Kissinger ile başladık onunla bitirelim. Yaşanan kaos; kitle imha silahlarının yayılışıyla, devletlerin dağılmasıyla, çevre tahribatının etkileriyle, soykırıma varan uygulamaların ısrarla sürmesiyle ve çatışmaları insan anlayışının ötesine taşıma tehdidi oluşturan yeni teknolojilerin yaygınlaşmasıyla herkesi tehdit ediyor. Bilgiye ulaşmanın ve bilgiyi iletmenin yeni yöntemleri, farklı bölgeleri daha önce eşine rastlanmamış ölçüde birleştirerek olayları küresel düzeyde sahneye yansıtıyor. Acaba geleceği hiçbir düzenin dizginleyemeyeceği güçlerin belirlediği bir dönemle mi karşı karşıyayız? Kissinger, Dünya'nın hâkimi olarak gördüğü ABD'nin kurduğu düzen karşısında oluşan her türlü güç odağının dağıtılacağını, Türkiye'nin de bölgede ciddi bir güç olduğunu savunuyor. ABD Emperyalizminin yaşaması için vurun Türkiye'ye PKK ile, DEAŞ ile FETÖ ile. Sözün sonunda şehitlerimize rahmet dilerken, hak ve batıl arasındaki bu savaşın, Hakkın hâkim olduğu bir dünya düzeni kurulana kadar süreceğini hatırlatırım.