06.04.2017 09:24:25

İnsanlığın kabristanı ‘Suriye’

Diktatör Beşşar Esad kendi halkını varil bombaları ve kimyasal silahlarla katlediyor. Üstelik bu vahşi katliamlarda Rusya ve ABD’nin payı çok büyük. Önceki gün İdlib’te rejim güçlerinin kullandığı klor gazı yüzünden yine hayatlar söndü.

Özlem Doğan'ın kaleminden...

Önceki gün Suriye'ye bağlı İdlib'te rejim güçleri tarafından kimyasal silah kullanıldı. Arkasına Rusya'yı alan Beşşar Esad'a bağlı birlikler, savaş uçaklarıyla halkın üzerine ölüm yağdırdı. Küçücük çocuklar ağzından taşan köpüklerle acı içinde kıvranarak hayata gözlerini yumdular. Esad rejimi Suriye savaşının başladığı günden bu yana defalarca kimyasal silah kullanarak savaş suçu işledi. Sözde demokrasi getirmek ve kitle imha silahlarını yok etmek bahanesiyle İslam ülkelerini işgal eden ABD ve Rusya ise Suriye'deki çıkarlarını gözeterek Esad'a, PKK/PYD/YPG'ye ve DAEŞ'e arka çıkmaya devam ediyor. Bununla birlikte pastadan pay kapmak isteyen diğer Avrupa ülkelerinin de Suriye topraklarında cirit attığı da su götürmez bir gerçek olarak önümüzde duruyor.

BM ne işe yarar?

Kimyasal silah Suriye'de ilk defa kullanılmıyor. 21 Ağustos 2013'te Şam'ın doğusundaki Guta'da da sarin gazı kullanılmış ve 1400'ten fazla kişi hayatını kaybetmişti. Üstelik ölenlerin büyük bir kısmı yine çocuklardı. Halk henüz uykudayken uçaklardan atılan sarin gazının neden olduğu felaket, tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşti.  2016'da İdlib'in Sarakeb kasabasında da klor gazı kullanıldığı tespit edilmişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), eldeki belgeler ışığında hazırladığı raporda, Esad rejiminin muhaliflere kimyasal silahla saldırdığını ortaya kondu. Rapora göre, rejim güçleri 1 ay içinde en az 8 defa yerleşim bölgelerine helikopterden klor gazı içeren mühimmat attı. Yaşanan bunca acıya rağmen sessiz kalan, sözde dünya barışı ve güvenliğini korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler ise sadece bir görüntüden ibaret olduğunu Suriye'ye karşı kayıtsız kalarak kanıtladı. 

Avrupa sadece Müslümana kör

Suriye'de süren insanlık dramına karşı suskunluğunu koruyan Avrupa geçmişte Bosna savaşı sırasında Boşnaklara uygulanan soykırımı da görmezden geldi.  Fakat Batı dünyası Ezidiler'e derhal kucak açmış, özellikle Almanya Ezidilere yönelik başlatılan yardım projesiyle travma geçirmiş Ezidi kadınlara Dohuk'ta bir üniversite enstitüsü kurulacağını açıklamıştı. Aynı Avrupa yiyecek ekmek, içecek su ve tedavi için gerekli malzemelerin tükendiği Suriye'ye ve Suriyeli mültecilere kapısını kapatırken Rojava'daki Ezidilere yardım tırı gönderdi.  Savaş mağdurları arasında ayrım yapan ABD ve Avrupa'nın yardım ve müdahale için tek şartı; mazlum ve mağdur tarafın kesinlikle Müslüman olmaması.

Rusya ve ABD'nin kanlı elleri

Suriye'nin İdlib kentinde Rejim güçleri tarafından gerçekleştirilen saldırıyla ilgili açıklama yapan ABD'li yetkililer, İdlib'de çoğu çocuk olmak üzere 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırıda klor gazının kullanıldığını açıkladı. Aynı ABD, kitle imha silah bahanesiyle Irak'a girip halka işkenceler yaptı ve Irak'ı böldü.  Suriye'de ise açıkça kimyasal silah kullanıldığı halde müdahale etmedi.  Tarihleri katliam ve soykırımlarla dolu olan ABD ve Rusya, kendi çıkarları için ülkeleri kaosa sürüklemekte ve çoluk çocuk binlerce kişinin hayatını kaybetmesinde bir beis görmüyor.  Diktatör Esad'ın varlığını sürdürebilmesi için her türlü desteği vermekten kaçınmayan bu iki ülkenin hem rejim güçlerine hem de bölgedeki terör örgütlerine silah desteği göz göre göre sürüyor.

Mazlumlara kucak açan Türkiye

Türkiye, Osmanlı'dan aldığı mirasın gereği olarak Suriye'nin mazlumlarına kucak açmaya ve şefkat eli uzatmaya devam ediyor. Türkiye yaklaşık dört milyon Suriyeli savaş mağdurunun sığınağı oldu. Bununla birlikte İdlib saldırısında yaralanan 32 kişi Türkiye'ye getirilerek Hatay'daki hastanelerde tedavi altına alındılar.

 

İçimizdeki katil destekçileri

Suriye İdlib'te rejim askerleri tarafından zehirli gazla katledilen 100 kişinin ölümünü tiyatrodan ibaret gören Cumhuriyet gazetesi yazarı Ceyda Karan'dan alayvari bir mesaj geldi.  Ceyda Karan, Twitter hesabından paylaştığı mesajda; "Bari gaz maskesi takıp çıplak ellerle müdahale etmeselerdi." Notu düştü. Çocukların ölümüyle adeta dalga geçen Ceyda Karan'ın bu tavrı ‘sen insan mısın?' tepkilerine neden oldu.

Klor gazı nedir?

İlk defa I. Dünya Savaşı'nda Almanya tarafından kimyasal silah olarak kullanılan klor gazı Berlin'de açılan bir kimya enstitüsünde üretilmiştir. Klor gazı suyla temas ettiğinde hidroklorik asit ve hipoklorik asit oluşturan bir tepkime gerçekleşir. Bu nedenle göz ve akciğerler gibi vücudun nemli bölgelerini tahriş eder, solunum güçlüğüne, boğazda daralmaya ve akciğer ödemine sebep olur. Ölümcül oranı litre başına 2,5 miligramdan ibaret olan bu zehirli gaz kısa bir süre içinde acı verici bir ölüme neden olur.

Suriye'den bir duvar yazısı: "Ey toprağın altındakiler geri dönün; zira toprağın üstündeki insanlar çoktan öldü.